Kayıtlar

2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
''zaman, kimseyi beklemeden akıp gidiyor.. ne keyif biliyor, ne keder dinliyor.''  şöyle kenarda dursun!!!

tanrım

Resim
Tanrim, Beni yavaşlat. Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir... Zamanin sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele... Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sukunetini ver . Sinirlerim ve kaşlarımdaki gerginligi, bellegimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götur. Uykunun o büyüLeyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol... Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını ögret; bir çiceğe bakmak için yavaşlamayı, güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı, güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı, balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi ögret... Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat. Hatırlat ki yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini , yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler oldugunu bileyim... Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla. Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi büyümesine bağlıdır... Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıc...

belki

Resim
güzel olacaktı her şey.  belki hala olabilir. hatta buna inanabilmek için bütün mücadelem.  bir inansam... umud yeşertebilsem... saat beşe geliyor. kalkıp bir çay koysam mı? ya da  uyuyayım biraz. belki beynimin ağrısı geçer. o zaman inanmak kolaylaşabilir.

ODA

Resim
O vardı oda vardı Odada o da vardı Odada herkes vardı o da odaydı bu da odaydı O odada herkes onu arıyordu O da arıyordu odada olmayanı O arıyordu da ondan yoktu oda Onun aradığı yoktu odada ondan arıyordu o Onun aradığında yoktu odada o arıyordu onun yokluğunda O onu ararken vardı aradığını biliyordu ondan vardı oda vardı o da vardı o da var dı Bir gün odada ara mayı boşlay ıve rdi o da aram ayıverdi O yoktu odada O odada yoktu O yoktu Oda yoktu O da yoktu Oda da yoktu                               Yusuf ERADAM

rüya, sanki

.…ki normal zamanlarda çok rüya gören biri değilimdir. Görsem bile hatırlayamam pek çok zaman. Bugünlerimi anormal kılan ne? onu (henüz) bilmiyorum. Ama gördüğüm rüya sayesinde her günkünden farklı uyandığımı söyleyebilirim.  Çoktan unutmuş olmam gereken bir rüya ama tüm detaylarıyla gözümün önünden geçiyor iki gündür. Evet yirmi sekiz şubatı yirmi dokuzuna bağlayan gece gördüğüm rüyadan bahsediyorum. Acayip bir şekilde o anları yaşamış gibi hissediyorum. Tanışmadığım ama tanıdığım nevi şahsına münhasır birini gördüm. Tanışmadan tanımak… Bu konularda biraz geri kafalıyım, kabul ediyorum. Onun hakkında bir takım bilgilere sahip olsam da feysbuktan dürtsem twitten twitleşsemde   gözler birbirine değmeden, samimiyet derecem ne olursa olsun ‘tanıştığımıza memnun oldum’ demeden tanışmış saymıyorum kendimi.   Neyse iki gündür beynimden akan ayrıntılara gelince… Masaların kahverengi örtülerinin kırmızı olduğu bir kafedeyim. Bir duvarında yamalı bir ağ var. Ama An...

önyargısız söz

Resim
                                                                                                         25 Şubat “ Bugün neden gelmedin?  Burası bomboş sensiz.     Yalnızca hayalin kaldı bende… ”  kulağındaydı kızın, söyleyen Jülide Özçelik. Oysa   beklediği biri bile yoktu hayatında. Bu hiç kimsenin yokluğu uzundur hayatındaydı. Duygusal anlamda merak edeceği, özleyeceği, endişeleneceği kimse yoktu. Bunları düşündü şarkı çalarken toplu k...

yanaş biraz

Resim
ıskalamış hissediyorum fena halde aslında olabilecek her şey  ve olmayanları biriktirdiğim bir parça gizleyip (sıkılıp sonra) bir parça ifşa ettiğim her şey baktığım her yerde karşıma çıkıyor çepeçevre sarılmış hissediyorum  bugünlerde... daha fazlası için : http://bokkulturu.blogspot.com/

düzen-le

Resim
düzen delisi                olmamak gerek                                      bu hayatta.                an gelir öyle bir şey olur ki...                        öyle bir şey olur...                      öyle bir şey...                    öyle bir...                  öyle...  ...

sarhoş olun!

Resim
                 Ama neyle? Şarapla, şiirle, ya da erdemle, nasıl isterseniz. Ama sarhoş olun. Ve bazı bazı, bir sarayın basamakları, bir hendeğin yeşil otları üzerinde, odanızın donuk yalnızlığı içinde, sarhoşluğunuz azalmış ya da büsbütün geçmiş bir durumda uyanırsanız,  sorun,  yele,  dalgaya,  yıldıza,  kuşa,  saate sorun,  her kaçan şeye,  inleyen,  yuvarlanan,  şakıyan,  konuşan her şeye sorun,  'saat kaç' deyin;  yel,  dalga,  yıldız,  kuş,  saat hemen verecektir karşılığını:  'Sarhoş olma saatidir.  Zamanın inim inim inletilen köleleri olmamak için sarhoş olun durmamacasına!  Şarapla,              şiirle,               ...

Olcay Kavuzlu

Resim
    Önce "Uçurtma’nın Kuyruğu"yla tanıdım kendisini. Rahmetli Savaş Dinçel’in kaleme aldığı, bittiğinde ise benim geçmişimi geleceğimi ele aldığım bir oyundu. Oyunu Mithat Erdemli ile beraber götürdüler. Öyle güzel uyumları vardı ki hangisini ağzım açık izleyeceğimi şaşırmıştım. Misket oynayacak yaşı çoktan geçmiş olsam da insanda çocukluğuna dair hatıraları canlandırdığı için çok sevmiştim kendisini.     "uçurtmamın ipini iyice saldım. çok yukarılarda nazlı nazlı sallanıyordu. kuyruğuna yapışmış olan ben, aşağıda ipin ucundaki kendimi neredeyse göremeyecek kadar yüksekteydim. aşağıdan uçurtmayı idare ediyor, yukarıda ise kuyruk sefası yapıyordum. evler altımdan hiç oynamadığım tahta oyuncak şehirler gibi geçip gidiyor. aşağıdan kendime bağırıyorum: “gördüklerini bana anlatacaksın değil mi?” uçurtmanın kuyruğuna sıkı sıkı yapışmış ellerimden birini bırakıp aşağıdaki kendime nanik yapıyorum. aşağıdan bana kızıyorum, ama gene de seviniyorum. ip çok uzun. ...

hayal et! katıl! kazan!

Fotografium  Canon 600D profesyonel fotoğraf makinesi hediye ediyor! Yarışmaya katılarak Canon 600D , Manfrotto tripod ve Kata sırt çantası kazanma şansı yakalayın!  http://blog.fotografium.com/fotografium-canon-600d-hediye-ediyor/  sayfasını ziyaret ederek yarışma hakkında diğer bilgilere ulaşabilirsiniz. neden benim olmasın ki? =)

ankara

Resim
                                  Hep gidecek olana bitik bir şehirdir Ankara.                                   Hep umut doludur gelecek olana.                                   Her şeye rağmen kimse çok kalmaz.                                   İşi biten alır soluğu Aşti ya da Esenbağa'da.       ...

ya sen?

Resim
baran : keje yaşıyor mu? berfo: he evet baran: seninle mi? berfo: evet baran: bana niye ihanet ettin berfo? berfo: ihanet ha.. demek sen benim yaptıklarıma ihanet diyorsun ha?  peki iyi öyle olsun.  şimdi ben sana şöyle desem ben bunları yaptım çünkü aşıktım ben vurulmuştum.  ölüyordum aşkımdan. bunun üzerine kim bana ne diyebilir?  ihanet mi, aşkım için yaptım ulan.  ahlaksızlık mı evet yaptım.  ben en yakın arkadaşımı, seni jandarmaya ihbar etmiş adamım. sen yapabilir miydin benim yaptığımı?  en sevgili arkadaşına ihanet edebilir miydin? onu jandarmaya şikayet edebilir miydin?  arkadaşının altınlarını çalabilir miydin?  o altınlarla arkadaşının sevdiği kadını anasından babasından satın alabilir miydin ?  arkadaşını ölüme gönderebilir miydin?  ama ben yaptım.  aşkım için.  şimdi sen söyle bana hangimizin aşkı keje'ye daha büyük ha? hangimiz?  hangimiz keje için bu kadar günaha girmeyi...