önyargısız söz


                                                                                                         25 Şubat
Bugün neden gelmedin? 
Burası bomboş sensiz.   
Yalnızca hayalin kaldı bende…” 
kulağındaydı kızın, söyleyen Jülide Özçelik. Oysa  beklediği biri bile yoktu hayatında. Bu hiç kimsenin yokluğu uzundur hayatındaydı. Duygusal anlamda merak edeceği, özleyeceği, endişeleneceği kimse yoktu. Bunları düşündü şarkı çalarken toplu konutun bambaşka hayatları yaşanan tıpkısının aynısı evlerden birinde. Kalıplar aynı, merdivenler, odalar, metrekareler… Oysa bambaşka aydınlatıyordu ışıklar karanlıkta. Her evin derdi başkaydı, umudu başka.

Zaman düşerken ellerinden yere, farkına varamadı kız ne kadar oturdu o camın önünde. Ne kadar süre baktı aynı manzaraya. Aynı zamanda ne çok şey düşündü yaşamaya dair, bilmedi. 

Zaman kavramını yitirdi zira değişen bir şey yoktu dışarıda. Arada oynaşan iki kedi, rüzgarın fısıltılarıyla hareketlenen çalılıklar… Bir de rüzgarla konuşan bayrak dışında hareketli hiçbir şey yoktu sokakta. 

Çok zaman sonra bir araba yanaştı kaldırıma. Daha doğrusu yanaşamadı. Sürücüsü park etme konusunda tam bir beceriksiz çıktı. Bu kadar zor olmasa gerekti; altı üstü kaldırıma paralel gelip, sadece önünde olan kırmızı arabaya belli bir uzaklıkta durup, anahtarı ters çevirip, el frenini çekip tüm işlemleri tamamlamış olacaktı. Ne beceriksiz insanlar vardı şu dünyada. Öyle önüne gelene ehliyet verirlerse böyle olurdu işte diye düşünürken gözlerinin gördükleriyle kendi insanlığından utandı. 
Kapısı açılan arabadan sakat (ya da özürlü hangisi doğru söylemse) bir adam indi. Gözlerini kaçırdı hemen, içinden özür diledi tüm aklından geçirdikleri için ama nafile. Fütursuzca savurduğu önyargıları bir kere kirletmişti etrafı.
Bir filmden bir replik geldi aklına “asıl ucuz olan ne biliyor musun; beş kuruş vermeden savurduğunuz yargılarınız!”. Filmi izlerken hak vermişti, kızmıştı sokaklarda yargılarla dolaşan insanlara. Oysa az evvel kendisi yapmıştı aynı fenalığı. 

Kızdı kendine kız. 

Kız kızdı kendine. 

Kendine kızdı kız. 

Kızdı kız kendine.

Kız kendine kızdı.
 

Söz verdi kendine, önyargıları konusunda kendini dizginleyeceğine dair. Yabancısı olduğu evin duvarları şahidi oldu.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çocuk düşlerimiz yok artık

belki

eskiye götüren yazı