Kayıtlar

iki kalp

  ..... beklemek gövde kazanması  zamanının;  çok erken gelmişim  seni bulamıyorum, .....                                     cemal süreya 

yıllar sonra

Resim
                             İşaretler, varılacak hedefleri olan içindir.

Hayat hala devam ediyor

Çabuk unutuyorum. Insanlarin adlarini, yaslarini, yaptiklarini...Dolapta arkalarda kalmış kıyafetlerimi... E-mail adreslerimin şifrelerini.. İzlediğim filmin adını.. Çok sevdiğim şarkının sözünü.. On dakika sonra yapacaklarımı.. Bu blogun varlığını sonra!! Yıllar öncesinde yazılan bir yazıya gelen bir yorum olmasa, unuttuğumu hatırlamazdım bile. Hatırlamak, insanı kendine getiren güzel bir olgu mu? Yoksa zamanın acımasızlığı yüzüne vuran kötü bir şey mi? Çaktırmadan geçen yıllarda o kadar çok şey yaşandı ki.. İyi kötü güzel çirkin.. O kadar çabuk o kadar acımasız tüketiyoruz ki her şeyi.. Durup biraz baksak kendimize, bir an olsa görsek tüketirken tükenmekte olduğumuzu.. O zaman daha güzel olurdu her şey! Ama önce bir durup nefes almamız şart! (Bu satırları   yazarak nefes mi aldığımı sanıyorum!                                           Bilmiyorum.)

felek

Resim
dündü.. evet dündü. işten eve dönüyorken gökyüzüne bakmayı ihmal etmem hiç. yine ihmal etmiyordum ki bir uçakla aynı paralelde durduk bir saniye. belki daha az.. uçmayı istedim o an.  kimsenin beni bilmediği, benim kimseyi tanımadığım ama denizi olan bir yere.  sonra o uçak düşse tamda paralelimdeyken tam üzerime.. ne olurdu ki? son dakika haberlerinde ismim geçerdi. önce kimliği belirlenemeyen bir kişi olurdum sonra da adımı bulurlardı. dünyadan geçmiş olurdum. geçerken uğramış olurdum. hahhhh değişik olurdu.. en azından ölümüm. kaç kişinin üzerine uçak düşer ki sonuçta yolda yürürken. dimi ama.. hadi ordan karamsar değilim. ölmek istediğim filan yok. sadece geçer beynimden böyle acayip düşünceler arada sırada. yine o arada sıradanların birindeyim. canım aşırı sıkılıyor bu aralar. ne güzel bahar geldi. ama yalnızken her mevsim sonbaharmış gibi hüzünlü geliyor artık. biri olsun artık be bilader! bu kadar beklediğime değecek biri.  arkadaşlarda bir yere kadar gön...

hesap

bir iç hesaplaşma aylardır yaşadığımın adı.. yani sanıyorum öyle. başka türlü bir açıklama getiremedim. doluya koydum almadı, boşa koydum ne yaptımsa dolmadı. 'neden' sorusu beynimi deli edercesine meşgul etti. sonuç yok! hayat o kadar hızlı o kadar hesapsızca aktı ki... mesela bir sene oldu işe gireli.. beş ay oldu yeni yerime geçeli.. doğalı tam yirmi yedi sene olmuş mesela.. ötesi hikaye!! kaç yılını bilerek yaşadın diye sorsalar cevabım bilmiyorum olur. sahiden bilmiyorum! ne için sonuna kadar mücadele ettim acaba bu yaşıma kadar? kendime bile verecek hesaplarım var.... ama ben yüreğim sokaklarda, eskiyen taşlar gibi duruyorum.. İniyor perde perde gecenin koyu rengi, korkuyorum....

ama oldu.

Resim
yok oldu hayaller. gel zaman git zaman yerine yenileri geldi. düştük bazen, kanamasa da artık dizlerimiz ağladık yine. bu sefer gözyaşı dökmeden. toparlanması daha güç oldu. ama oldu. sonr a . sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. kar bile eskisi gibi yağmadı yeryüzüne. beyazlatmadı kaldırımları. o zaman... biz hangi ara bu kadar değiştik, derinleştik, dengesizleştik?? oysa biz küçükken, zaman hayat larımızı kirletmemişken defterin sağ yanına geçmek bile mutlu ederdi bizi.

bu aralar

Resim
Hayat o kadar hızlı akıyor ki avuçlarımızdan..  durup bir saniye geri baktığımızda şaşıp kalıyoruz bu duruma.. birkaç zamandır böyle oluyor..  durup geriye baktığım saniyeler hatırlatıyor gerçeği bana..  ve bu aralar bu saniyeler artıyor hayatımda..  her gün dünün aynısı derken bir bakmışım aylar geçmiş oluyor..  işe girmişim ben mesela geçen yıl sonbaharda..  daha alışamadım derken dördüncü maaşımı almışım bu ocakta.. hatta kasım ikibinonbirde   “ Hani her sabah yollarda gördüğünüz; hani o durakta bekleyen mutsuz suratlar, çökmüş omuzlar, yitmiş hayaller, var ya onlardan biri oluyoruz yavaş yavaş… ” yazmışım.   çocuk düşlerimiz yok artık   Oysa olmaya başlamışım yavaş yavaş..  aslında yavaş yavaş değil hiçbir şey..  çok hızlı gerçekleşiyor tüm yaşananlar..  farkına varmak biraz zaman alıyor sadece..