Yarının garantisi yok ki.....
kalk haydi ne duruyosun d
aha. koşulacak yollar var. gidilmemiş şehirler.. görülmemiş nehirler.. keşfedilmemiş yemekler.. tanışmadığımız bir dolu insan var. o tanışmadığımız insanlarla yaşanmamış anılar var elimizde. gelecek bir temmuz ayının on altısında yaşanmayı bekliyorlar belki de.. kim bilir?
hayat bir koltuk tepesinde televizyon izleyerek geçirilmeyecek kadar kıymetli.
bunu ancak ölümle yüzleşince anlıyoruz. uzaktaki her ölüme erken diyoruz. on bir yaşındaki bir kızın kanserden ölmesi ya da üniversiteye giden delikanlının trafik kazasında yaşamını yitirmesi haberleri daha bir acıtıyor yüreklerimizi.o daha küçük diyoruz içimizden.. yaşıyacak güzel güneşli vardı, kim bilir ne kadar da güzeldi hiçbir zaman gerçekleşmeyecek hayalleri...
kendimizi koyuyoruz bir an için musalla taşına düşünceler akarken kendiliğinden.. nefes yerine panik alıp telaş vermeye başlıyoruz hızlı hızlı. yapılacaklar, söylenecekler, gidip görülecekler, ihmal edilmiş büyükler bir bir geçiyor düşünceden. ama daha çok erken..hangi yaşta olursam olayım BUGÜN benim için ÖLMEK çok ERKEN!! keşke karar verebiliyor olsaydık hangi vakit nerede öleceğimize....
eğer bilseydin soluk alıp vermekten vazgeçtiğin günü, ne yapardın? hangi işlerini yoluna koyardın? kime gidip özürler dilerdin gönlünü almak için? hangi kötü düşüncelerini azad ederdin?

bütün bunları şu dakika içinde düşünmek ne kadar da kolay.. oysa yarın harekete geçmek ne kadar da zor gelecek insana.. belki de gece yatmadan unutacaksın bu düşünceleri..
OYSA Kİ YARININ GARANTİSİ YOK....
iyisi mi kalk yerinden, çevir yüzünü koşulacak yollara, keşfedilmemiş insanlara... bir tane sana ait hayat var. o da tükenmekte, her dakika!!!!
aha. koşulacak yollar var. gidilmemiş şehirler.. görülmemiş nehirler.. keşfedilmemiş yemekler.. tanışmadığımız bir dolu insan var. o tanışmadığımız insanlarla yaşanmamış anılar var elimizde. gelecek bir temmuz ayının on altısında yaşanmayı bekliyorlar belki de.. kim bilir?hayat bir koltuk tepesinde televizyon izleyerek geçirilmeyecek kadar kıymetli.
bunu ancak ölümle yüzleşince anlıyoruz. uzaktaki her ölüme erken diyoruz. on bir yaşındaki bir kızın kanserden ölmesi ya da üniversiteye giden delikanlının trafik kazasında yaşamını yitirmesi haberleri daha bir acıtıyor yüreklerimizi.o daha küçük diyoruz içimizden.. yaşıyacak güzel güneşli vardı, kim bilir ne kadar da güzeldi hiçbir zaman gerçekleşmeyecek hayalleri...
kendimizi koyuyoruz bir an için musalla taşına düşünceler akarken kendiliğinden.. nefes yerine panik alıp telaş vermeye başlıyoruz hızlı hızlı. yapılacaklar, söylenecekler, gidip görülecekler, ihmal edilmiş büyükler bir bir geçiyor düşünceden. ama daha çok erken..hangi yaşta olursam olayım BUGÜN benim için ÖLMEK çok ERKEN!! keşke karar verebiliyor olsaydık hangi vakit nerede öleceğimize....
eğer bilseydin soluk alıp vermekten vazgeçtiğin günü, ne yapardın? hangi işlerini yoluna koyardın? kime gidip özürler dilerdin gönlünü almak için? hangi kötü düşüncelerini azad ederdin?

bütün bunları şu dakika içinde düşünmek ne kadar da kolay.. oysa yarın harekete geçmek ne kadar da zor gelecek insana.. belki de gece yatmadan unutacaksın bu düşünceleri..
OYSA Kİ YARININ GARANTİSİ YOK....
iyisi mi kalk yerinden, çevir yüzünü koşulacak yollara, keşfedilmemiş insanlara... bir tane sana ait hayat var. o da tükenmekte, her dakika!!!!
Yorumlar